gitar dersleri

Gitar Dersleri Rock Alemi'ndeGitaristler, gitar çalmak isteyenler için özel bölümümüz yakında burada. Yeni başlayanlar için Egzersizler, parmak açma çalışmaları, nota - tablar, videolar ve gitar teknikleri hakkındaaradığınız herşey rockalemi.com 'da

Blur
Perşembe, 24 Nisan 2008 23:16
Blur’ün hikayesi; 1980’li yılların sonunda, Damon Albarn ve Graham Coxon’un; Essex, Cochester’deki Stanway Comprehensive School’da, okul korosunda tanışmalarıyla başladı diyebiliriz.

Blur; indie pop’la acid jazz’ın birleşiminden oluşan bir müzik tarzını benimsedi. Brit-Pop klasmanına sokabileceğimiz grubun kurucuları; Damon Albarn’da, Graham Coxon’da müzikle daha çok küçük yaştayken tanıştılar. Damon, 70’lerin sonun da Colchester’a taşındıklarında piyano ve tiyatro dersleri almaya başladı. Almanya’da bir hava üssünde dünyaya gelen Graham Coxon ise 1977 yılında Colchester’a taşındı.

Aradan tam 15 yıl sonra Parklife’ın açılış turnesinde ilk kez çalacağı saksafonu çalmayı öğrendi. Aynı zamanda 12 yaşındayken de gitar çalmaya başladı. Alex James ise İngiltere’nin güney sahilinde bulunan Bournemouth’da dünyaya geldi. 80’lerin sonunda Londra’ya öğrenimine devam etmek için geldiği Goldsmith College’da, Graham’la tanıştı. BBC’de ses teknisyeni olan baba ve bir orkestrada piyanist olan annenin oğlu Cochester doğumlu Dave Rowntree ise küçük yaşta davul çalmayı öğrendi. Dörtlü tanışmalarının ardından Londra’da, biraz tuhaf olan Brehtçi art-punk grubu “Seymour”u oluşturdu. Grupta solist Damon, gitarda Graham, basta Alex ve davulda da Dave vardı. Londra ve çevresinde bir kaç konser verdikten sonra grup adını 1989 yılında “Blur” olarak değiştirdi. Ve ‘89 yılının sonlarına doğru grup Food Records’la anlaşma imzaladı.

Blur’ün ilk single’ı 1990 yılında çıkan “She’s So High” oldu. Çıkan bu ilk single’ı “There’s No other Way” izledi ki bu single 1991 yılının bahar ayında İngiltere’de hit oldu. Ayrıca bu parça sayesinde Blur kendine; aynı zamanda Smiths, Morrisey, Cranberries’in de prodüktörü olan Stephen Street’le çalışma imkanını yarattı. Street, Blur’ün müzikal hayatının esas kısmını oluşturdu diyebiliriz. Parklife’dan bir parça ve “The Great Escape” ve “Blur” de bulunan bütün parçalar Street imzasını taşıyor.

Blur’ün ilk albümü 1991 yılının Ağustos ayında piyasaya çıktı. Bu alümde Syd Barrett’dan etkilenen parçalar, My Bloody Valentine’dan etkilenen gitar soundları, ve Beatles döneminden olan “Revolver”a benzer vokal armonileri bulunuyordu. İngitere’de 7 numaraya çıkan “Leisure” zamanla Blur tarafından da unutuldu. Bu da onların 1992 yılının Mart ayında çıkartacakları pek iş yapmayan “Popscene” single’larının habercisi oldu. Bu süre zarfı içerisinde Damon, şarkı sözü yazarı olarak köklü bir değişim geçirdi. Suskun şarkı sözü yazarlığından yakıcı bir anlatıma geçiş yaptı.

Blur, büyük bir açgözlülükle parçalarının tümünü stoklayıp üniversite ikinci sınıfta çıkartacakları kritik bir geçiş dönemi olan albüm “Modern Life Is Rubish”i hazırladı. 1993 yılının Mayıs ayında çıkan “Modern Life Is Rubish” adını, Londra yakınlarında kutsal bir taş olan Marble Arch’ın üzerine yapılmış bir graffitiden esinlenerek aldı. Albümde zekice tasarlanmış sınırlı sayıda parçalar bulunuyordu. Albümü çıkarmalarında ki en büyük amaç 1965-68 yıllarında Kinks’in en parlak yıllarından sonra İngitere’de çıkacak en mükemmel İngiliz Soundunu piyasaya sürmekti ki bu düşüncede başarıyla gerçekleşti. Blur’ün şehir hayatına modern bir bakış düşüncesi grubun üçüncü albümü “Parklife”da gerçekleşti. İngilizlerin zaaflarına ve şanssızlıklarına analatik bir bakış gösteren albümden çıkan ilk single ‘Girls & Boys’, 1994 yılının Nisan ayında piyasaya çıkan bu albüm İngiltere Müzik Listeleri’nde bir numaraya kadar yükseldi. Blur’ün bu albümünde yer alan parçalar; Madness, Bowie, Magazine, Kinks gibi bir çok İngiliz asıllı sanatçının veya grubun etkisinde kalarak; gitar, bas , saksafon, davul ve plastik keyboard kullanılarak gerçekleştirildi.

1995 yılında Blur, bu albümle 4 dalda Brıt Ödülü’nün sahibi oldu. Blur’ün dünya çapında tanınması 95 yılının Eylül ayında piyasaya çıkan “The Great Escape” albümleriyle oldu. Albüm piyasaya çıktığı her ülke de her yaştan insan tarafından beğeniyle karşılandı. The Great Escape’den çıkan single “Country House” o sırada Mancunian kardeşlerin grubu Oasis’in “(What’s The Story) Morning Glory” albümleriyle büyük bir rekabet içine girdi. Uzun vade de bu rekabeti Oasis kazandı fakat kısa vadede düşünecek olursak yarışı Blur kazandı ve albüm, İngitere Müzik Listeleri’ne 1 numaradan giriş yaptı. Ayrıca sadece İngitere’de bir milyonun üzerinde satış grafiğine ulaştı. Blur’ün bir sonra ki albümü 1997 yılının Şubat ayında piyasaya çıktı. Albümün adı grupla aynı adı taşıyordu. “Blur”. Albümden çıkan iki single “Beetlebum” ve ardından çıkan “Song 2” özellikle İngiltere’de çok büyük çıkış yaptı.

“Blur”ün piyasaya çıkmasından sonra grup üyeleri bireysel projeleriyle uğraşmaya başladı. Alex, Fat Les adındaki küçük bir caz topluluğuyla birlikte pop star kimliğini aldı, Dave Rowntree, bilgisayar animasyonlarıyla ilgilenmeye başladı. Diğer iki üye ise 2003 Britanya İnsansız Mars Projesi için gönüllü oldu. Blur’ün 1999 yılının Mart ayında piyasaya çıkan altıncı albümü “13”le grup, geçmişle aralarına bir çizgi çizdi. Bu, grubun prodüktör Stephen Street olmadan çıkardığı ilk albüm olacaktı. Bu ayrılışın sebebini ise grup üyeleri, Street’e çok büyük saygıları olduğunu ve onun sayesinde bir çok başarılı albüme imza attıklarını fakat artık bireysel çalışmalarının piyasaya sürülmesini istediklerini söyleyerek açıkladı. Grup, albümleri “13”te, İngitere’de dans müziği piyasasında ün yapmış prodüktör William Orbit’le çalıştı. Orbit’in aynı zamanda Madonna ve Prince gibi de referansları bulunuyordu. Albümde grup üyeleri tamamen doğaçlama parçalara yer verdi. Orbit ve ekibi de bu çalışmaları çok dikkatli bir şekilde kaydedip kısaltmalarını yaptılar. Ve sonuçta ortaya, soyut denebilecek, detaylarla dolu bir albüm çıktı. Alex James’e göre “13” grubun o zamana kadar çıkardığı en başarılı albümdü. Albümde yer alan 9. Parça Trailer Park, Soth Park’ın soundtrack’i için hazırlandı. 13’ü dinledikçe, The Fall’dan Faust’dan Nick Drake’e, Pink Floyd’dan The Staples Singers’a kadar bir çok grubun soundlarına rastlayabilirsiniz.

Grubun altıncı albümü olan “13” Blur’u on yıl olgunlaştırdı diyebiliriz. Sevdiği müzik türüne bir çıkış yolu yaratmak için Graham, kendi plak şirketi Transcopic’i kurdu. 1998 yılının Ağustos ayında da “The Sky’s too High” adlı solo albümünü çıkardı. 2000 yılında grup kendini dinlenmeye aldı. Bu sırada Graham ikinci solo albümü “The Golden D”yi çıkardı. Ekim ayında grubun yeni single’ı “Music Is My Radar” ve içinde grubun en başarılı kayıtlarının yer aldığı bir toplama albüm piyasaya çıktı.

Grubun solisti Damon Albarn, Gorillaz adında ki bir proje grubunda çalışmalarını sürdürdü. Dan ‘The Automator” Nakamura ile birlikte gerçekleştirdiği proje grubu Gorillaz’ın çıkan ilk single’ı “Tomorrow Comes Today”. İkinci single ise, yabancı müzik kanallarında da sıkça dönen klibiyle adından oldukça bahsettiren “Clint Eastwood”du. Gorillaz'ın 2006 yılında ikinci albümü Demon Days. 2003 yılında kayıtlarının büyük bölümü Fas'da gerçekleşen Think Thank albümünün ardında gitarist Graham Coxon gruptan ayrılıp önce 2004'te
Happines In Magazines ardından da bu yıl son solo albümü Love Travells At Illegal Speeds'i yayınladı.
 





Parolanızı mı unuttunuz?
Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?
Henüz bir hesabınız yok mu? Kayıt ol
Şuanda 40 konuk çevrimiçi

Bira DarksitesThe ultimate MetalToplist
Rock Alemi 2008
Sitemiz En iyi IE7 ve Firefoxta 1024X768 Cozunurlukte Goruntulenir.
www.RockAlemi.com Sitemizin tum haklari saklidir.Izinsiz icerik kullanilamaz.
OzgurceDusler Duman6 TurkTime CehennemHayat